1 Şubat 2009 Pazar

yarık

bir düzlem üzerinde ilerlerken
birden bir sıçrama ile
tanımsızlığa doğru düşüyoruz
zaman ve mekan paramparça oluyor
ve her yerde sıkışıp duran
soğuyan taş
birdenbire yavaş yavaş bir
yol'a dönüşüyor
benliklerimizin altında
ve biz bir girdapta sabit
hapsolmuşuz zamana kırılan
derinlerden bir sessizlik yükseliyor
kulakları paramparça eden ses
sonsuzluğa doğru kırılmaya başlıyor
ateşler donuyorlar
sıvılaşıyor bütün katılar
tanımsızlık ve belirsizlik
eğilip bükülebilen an'lar
gerçek olmayan bir gerçekliğin
yanılsamasında kaybolan ben'ler
yürüyünce ucundan düşücekmişim gibi
zihinlermiz sis 'ten ibaret
varlığımız ise sadece bir yarık daha...